<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AİLE ŞİRKETLERİ</title>
	<atom:link href="http://www.ailesirket.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ailesirket.com</link>
	<description>Aile Şirketleri Eğitim Akademisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Nov 2009 17:11:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Swarovski&#8217;nin boşanma davası</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/swarovskinin-bosanma-davasi/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/swarovskinin-bosanma-davasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 17:11:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[aile şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Anıl Kurtuluş Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Işın Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Swarovski]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü kesme kristal üreticisi Swarovski&#8216;nin Türkiye temsilcisi Işın Turan, 3 yıllık eşi Anıl Kurtuluş Turan&#8217;a &#8220;şiddetli geçimsizlik&#8221; gerekçesiyle boşanma davası açtı. Eşinin çok müsrif olduğunu iddia eden Işın Turan dilekçesinde &#8220;Aile şirketimizi kendi şirketi gibi kullandı. Şirketin hesabından şahsi hesaplarına para aktardı. 1 milyar lira zarara uğrattı. Kendisine özel şoför tuttu. Ünlü markalarda kıyafetler, binlerce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü kesme kristal üreticisi <strong>Swarovski</strong>&#8216;nin Türkiye temsilcisi Işın Turan, 3 yıllık eşi Anıl Kurtuluş Turan&#8217;a &#8220;şiddetli geçimsizlik&#8221; gerekçesiyle boşanma davası açtı. Eşinin çok müsrif olduğunu iddia eden Işın Turan dilekçesinde &#8220;<a href="http://www.ailesirket.com/aile-sirketi"><strong>Aile şirketi</strong></a>mizi kendi şirketi gibi kullandı. Şirketin hesabından şahsi hesaplarına para aktardı. 1 milyar lira zarara uğrattı. Kendisine özel şoför tuttu. Ünlü markalarda kıyafetler, binlerce liralık saatler aldı&#8221; dedi. Eşinin kendisini aldattığını da iddia eden Işın Turan, 250 bini maddi, 250 bini manevi tazminat talep ederken, 10 bin lira da tedbir nafakası istedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/swarovskinin-bosanma-davasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akfen, Fransız Accor ile işletmesini yaptığı otellere ortak olacak</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/akfen-fransiz-accor-ile-isletmesini-yaptigi-otellere-ortak-olacak/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/akfen-fransiz-accor-ile-isletmesini-yaptigi-otellere-ortak-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 17:09:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[aile şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akfen]]></category>
		<category><![CDATA[Akfen GYO]]></category>
		<category><![CDATA[Akfen Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın]]></category>
		<category><![CDATA[Akınısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bridge Point]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Accor]]></category>
		<category><![CDATA[Gürcistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hamdi Akın]]></category>
		<category><![CDATA[Has Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Havaş]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci kuşak]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin Limanı]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[tatürk Havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[TAV]]></category>
		<category><![CDATA[TüvTürk]]></category>
		<category><![CDATA[üçüncü kuşak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Pek çok alanda yatırımları olan Akfen, 2010 yılında enerji ve Fransız Accor ile işletmesini yaptığı otellere ortak almayı planlıyor
İSTANBUL- İnşaattan enerjiye, havalimanı işletmeciliğinden gayrimenkule pek çok alanda yatırımları olan Akfen, 2010 yılında enerji ve Fransız Accor ile işletmesini yaptığı otellere ortak almayı planlıyor.
Akfen Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, “Bende bir şey yaratma hastalığı var. Yürütmekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Pek çok alanda yatırımları olan Akfen, 2010 yılında enerji ve Fransız Accor ile işletmesini yaptığı otellere ortak almayı planlıyor</div>
<p>İSTANBUL- İnşaattan enerjiye, havalimanı işletmeciliğinden gayrimenkule pek çok alanda yatırımları olan Akfen, 2010 yılında enerji ve <strong>Fransız Accor</strong> ile işletmesini yaptığı otellere ortak almayı planlıyor.<br />
Akfen Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Hamdi Akın</strong>, “Bende bir şey yaratma hastalığı var. Yürütmekten ziyade yaratmayı seviyorum. Yeni bir şeyler yapamadım son bir yıldır anormal sıkılıyorum” dedi. En son araç muayene şirketi TüvTürk&#8221;teki hisselerini satan Akın, “Kızını elin adamına veriyorsun. Şirketi neden satmayalım? TAV evde kaldı ama o bizim itibarımız, satmayız” diye konuştu. <span id="more-60"></span></p>
<p>Akfen Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Türkiye&#8221;de şirket satmama hastalığını eleştiriyor. Araç muayene hizmetleri sunan TüvTürk&#8221;teki hisselerinin Bridge Point&#8221;e satış anlaşmasının imzaları atıldığı için müthiş bir hareketliliğin olduğu ofisinde Hamdi Akın sorularımızı yanıtlıyor.</p>
<p>“Tüvtürk&#8221;teki hisselerimizin tamamını sattık, akşam da şampanya patlattık” diyen Hamdi Akın, sözlerinin daha doğru anlaşılması için çok keyifli olduğunun vurgulanmasını istiyor.<br />
Şirket kız gibidir</p>
<p>- Tunus&#8221;un yüzde 15&#8243;ini, Havaş&#8221;ın yüzde 35&#8243;ini sattınız, sonra da TüvTürk&#8221;ü. Satışlara devam mı?</p>
<p>- Türkiye&#8221;de evi satamadın mı bir şey var derler, şirketi sattın mı bir şey var derler. Şirket kız çocuk gibidir. Kız çocuğu elalemin adamına veriyorsun, şirketler kız çocuklarımızdan daha mı kıymetli. Bende bir şey yaratma hastalığı var. Yürütmekten ziyade yaratmayı seviyorum. Yeni bir şeyler yapamadım son bir yıldır, anormal sıkılıyorum. 2010&#8243;da yeni bir şeyler yaratacağız. Büyük sürprizler bekleyin. Bir şirket yaratıp satıyorum, sattığım şirket yaşıyor. <a href="http://www.ailesirket.com/aile-sirketleri"><strong>Aile şirketleri</strong></a>nde<strong> ikinci kuşak</strong>ta başarı oranı yüzde 25, <strong>üçüncü kuşak</strong>ta ise yüzde 4. Aileler yok olmaması için şirketleri satmalı. Kalıcı bir eser bırakmak için hisse yapısı sürekli değişmeli. Türkiye&#8221;de de dünyada da çok sayıda şirket ve marka el değiştirmediği için yok oldu.</p>
<p>Şirket şerefin değildir</p>
<p>* Şirketlerle aşırı duygusal bir bağ mı kuruyor patronlar?</p>
<p>- Şirketlere şerefimiz gibi bakamayız. Kendi kız çocuğuna öyle bakmıyor adam. Kızı bir an önce evden nasıl sepetlerim diye düşünüyor. İstanbul gibi büyük şehirlerde artık bu şirket satmama takıntısı değişiyor. Ama Anadolu&#8221;da pek bir değişim olmadı.</p>
<p>* Sizin için &#8220;gerçek para sihirbazı&#8221; diyenler var.</p>
<p>- Para sihirbazıyım hakikaten. Sihirbazım çünkü yok para.</p>
<p>Akfen GYO halka açılıyor</p>
<p>* Fransız Accor&#8221;un işletmesi için yaptığınız otel sayısı ne oldu? O şirket de halka açılacak mı?</p>
<p>- Otelcilik işlerine 2003&#8243;te başladık. 11 tane Türkiye&#8221;de, 4 tane Rusya&#8221;da var. Bir tane Gürcistan&#8221;da başlıyor. Suriye&#8221;de Şam ve Halep&#8221;te yer bakıyoruz. Türkiye&#8221;de de arsa arayışlarımız sürüyor. Bu yıl 7 otel temeli atacaktık kriz çıkınca 2 tane atabildik. Otel yatırımları yapan Akfen GYO&#8221;yu halka açacağız. Belli bir otel sayısı ve bir de borsaya talep olmalı. 2010 Haziran ayında halka açılacak gibi hazırlanıyoruz. Şartlara göre davranacağız.</p>
<p>TAV ile tanındım</p>
<p>* TAV&#8221;ı satmayı düşünüyor musunuz?</p>
<p>TAV&#8221;ın yüzde 40&#8243;ı halka açık. TAV biraz evde kaldı. Bir iş adamının itibarı, parayla, şirket alıp satmasıyla değil, çalıştırdığı insan sayısıyla ilgili. İtibarımızı kaybederiz korkusuyla TAV&#8221;ı bırakmıyoruz. Önemli olan itibar, para değil. Para da itibar için olmalı. Mersin Limanı da Atatürk Havalimanı kadar büyük bir iş ama insanlar beni Atatürk Havalimanı ile tanıyor. Mersin aynı itibarı vermiyor. Bazı asetleri diğer alışverişleri yapmak ve itibarı kaybetmemek uğruna tutarsınız.<br />
Ankara&#8221;daki dükkanı zararını ödeyip kapattımbu da tektir</p>
<p>* Şirketleri yaratıp satıyorsunuz. Hiç başarısız bir örneğiniz yok mu?</p>
<p>- İlk şirketim, 1975&#8243;te kurduğum Akınısı, Ankara&#8221;da kalorifer kazanı üretiyordu. Artık kazan yapmıyor ama TAV&#8221;ın çelik işlerini, çatılarını yapıyor. Babam da bu sektörde faaliyet gösteriyordu. Ortaklı Has Sönmez isminde şirketi vardı. Tamir, bakım, onarım ve çelik imalatı yapıyorlardı. Ben de onlardan aldığım motivasyonla o sektörde başladım. Babamın çevresini sermaye yaptım. Babama hisse sattım sonra aldım. 1980&#8243;de mağazacılığa başladım. Boru, vana, radyatör, vs. satıyordum. Malı İstanbul&#8221;dan Ankara&#8221;ya götürene kadar yüzde 25 değer kazanırdı enflasyon sayesinde. 1990&#8243;a kadar Ankara&#8221;daki bu mağaza çalıştı. Bu mağaza zarar ettiğim va kapattığım tek iştir. Zararını ödeyip bir günde kapattım. Mallar hâlâ depoda duruyor.</p>
<p>Ankara&#8221;daki gizli yıldızlar günü gelince parlayacaklar</p>
<p>* Sizi Türkiye daha çok TAV ve Atatürk Havalimanı ile tanıdı. Akınısı, mağazacılık derken inşaat sektörüne nasıl girdiniz?</p>
<p>- Akınısı; boru, vana, radyatör satışı mağazacılık yaptım. Bu kadar şey yapıp inşaat mı yapamayacağım dedim 1986&#8243;da inşaat işine başladım. 1997&#8243;de TAV Atatürk Havalimanı&#8221;nı alana kadar Ankara&#8221;da mütevazı bir müteahhittim. Şimdi de Ankara&#8221;da kimsenin bilmediği öyle işadamları var ki&#8230; Ama hepsi bir gün yıldız olacaklar. Gizli yıldızlar günü gelince ortaya çıkacaklar ve parlayacaklar. Atatürk Havalimanı bize bilinirlik ve prestij kazandırdı. Atatürk&#8221;ü değil de o zaman Antalya&#8221;yı alsak böyle popüler olmazdık.</p>
<p>http://www.turkiyeturizm.com/news_detail.php?id=24031</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/akfen-fransiz-accor-ile-isletmesini-yaptigi-otellere-ortak-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Krizi, dünyaya helva ve lokum yedirerek atlattık</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/krizi-dunyaya-helva-ve-lokum-yedirerek-atlattik/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/krizi-dunyaya-helva-ve-lokum-yedirerek-atlattik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 11:53:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Dindar]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[helva]]></category>
		<category><![CDATA[Koska]]></category>
		<category><![CDATA[Kospek Taşımacılık AŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Kossan AŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Kostat AŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Merter Helva AŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Merter Helvacılık Mağazalar AŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Mümtaz Dindar]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Dindar]]></category>
		<category><![CDATA[Şekerci Hacı Emin]]></category>
		<category><![CDATA[Selpak kâğıt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[azı markalar bulunduğu kategoriye ismini verir ve pazarlama diliyle jenerik marka haline gelir. Örneğin Selpak kâğıt ürünlere, Cif &#8216;ciflemek&#8217; gibi fiile dönüşüp kendi kategorisindeki ovmalı tüm deterjanlara, Kot bir tekstilcinin soyadıyken Türkiye&#8217;deki denim kumaşla yapılan tüm ürünlere adını vermiş.
Koska da 102 yıldan bu yana helvayla birlikte anıla geliyor. Koska denince helva, helva denince de akla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>azı markalar bulunduğu kategoriye ismini verir ve pazarlama diliyle jenerik marka haline gelir. Örneğin Selpak kâğıt ürünlere, Cif &#8216;ciflemek&#8217; gibi fiile dönüşüp kendi kategorisindeki ovmalı tüm deterjanlara, Kot bir tekstilcinin soyadıyken Türkiye&#8217;deki denim kumaşla yapılan tüm ürünlere adını vermiş.</p>
<p>Koska da 102 yıldan bu yana helvayla birlikte anıla geliyor. Koska denince helva, helva denince de akla Koska geliyor. Markanın adı Koska, ancak markanın kapsadığı beş ayrı şirket var. Her biri farklı işleve sahip olan şirketler, Merter Helva AŞ, Merter Helvacılık Mağazalar AŞ, Kossan AŞ, Kostat AŞ ve Kospek Taşımacılık AŞ olarak faaliyetlerine devam ediyor.<span id="more-58"></span></p>
<p><strong>ANADOLU&#8217;DA DOĞAN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ DAHA</strong></p>
<p>20. yüzyılın başında, 1902 yılında Denizli&#8217;de küçük bir helvacı dükkanı olarak kurulmuş Koska. O zamanlar adı kurucusundan ötürü Şekerci Hacı Emin diye geçermiş. Markanın şimdilerdeki adı neden Koska bilemiyorum ama Türkçedeki büyük sesli uyumuna uygunluğu markanın akılda kalıcılığını sağlamış. Küçücük bir dükkanla başlayan helva üretimi, Dindar ailesinin bir asır sürecek helvacılık sürecini de başlatmış. Bugün 11 dönüm arazi üzerinde kurulu 18 bin metrekare kapalı alana sahip yeni Koska tesisleri, en son teknolojiyle entegre bir işletme. Avcılar&#8217;da kurulu tesiste helvanın yanı sıra tahin, pekmez, lokum, reçel, kozhelva, susam helva ve geleneksel Türk tatlıları da üretilmekte. Açıkçası, bugüne değin fabrikanın yanından geçerken restoranı görür ve &#8220;Helvacının helvası olur, baklava başka bir şey.&#8221; diye düşünürdüm. Yanılmışım!</p>
<p><strong>MARKAYI BÖL PARÇALA, AMA İYİ YÖNET!</strong></p>
<p>Markayı kullanma hakkına sahip kardeşler yıllar içinde kendilerine farklı yollar seçebiliyor. Koska Helvacısı&#8217;nın tarihinde de Güllüoğlu, Seyidoğlu, Vefa ve Sultanahmet Köftecisi gibi kardeş sayısının çok olduğu ailelerde yaşanan ayrılık 1982 yılında vuku bulmuş. İkinci kuşaktan rahmetli Adil Dindar&#8217;ın oğulları; Mümtaz, Nevzat ve Mahir kardeşlerin en küçüğü kendi yoluna gitme kararı almış. Başlarda rahmetli Mümtaz Dindar ile Nevzat Dindar&#8217;ın birlikte götürdüğü Koska Helva AŞ&#8217;de şimdilerde Nevzat Dindar ve beş kuzen bir arada çalışıyor. Aile fertleri yeteneklerine göre farklı işleri paylaşıyor. Biz söyleşimizi yurtdışı pazarlardan sorumlu Yönetim Kurulu üyesi ve rahmetli Mümtaz Dindar&#8217;ın oğlu Emin Dindar ile yapıyoruz.</p>
<p><strong>ORTADOĞU&#8217;DA HELVAYI EN İYİ TÜRKLER YAPAR</strong></p>
<p>100 milyon TL&#8217;lik aktif büyüklüğü olan Koska&#8217;nın ürettiği lezzetler dört kıtada 50 ülkeye ihraç ediliyor. Üretiminin yüzde 30&#8242;unu ihraç eden Koska, kapasitesini artırmak için sürekli yeni yatırımlar yapıyor. Ayrıca dünyada ilk kez diyabetik helva, lokum ve badem ezmesinin de üreticisi olan Koska, diyabetiklerin de bu karşı konulmaz lezzeti tatmasını sağlıyor.</p>
<p>Yüz yılı aşkın bir süreden beri helvanın markası olarak anılmak pek de kolay olmasa gerek. Koska Helva AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Emin Dindar&#8217;a, &#8220;Aslında damak zevkine yönelik yapılan işlerde tadı her zaman aynı tutturamamaktan ötürü bir risk de vardır. Bu kadar uzun süre sürdürülen başarının sırrı nedir?&#8221; diye soruyorum, &#8220;Kalite, hijyen ve eğitim. Kalite konusunda sadece kendimizle yarışıyor ve kendimizi sürekli olarak yeniliyoruz. İleri teknolojiyle donatılmış tam teşekküllü laboratuvarımızda Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz.&#8221; diye cevaplıyor.</p>
<p>Helvacılık her babayiğidin harcı değil. Bir ustalık işi. Dindar ailesi dört kuşaktan bu yana taşıdığı ustalığını bugünün teknolojisi ile birleştirmeyi de becerebildiğinden başarısını sürdürebilmiş. Emin Dindar, modern teknolojiyle ustalığın birleşmesini şöyle anlatıyor: &#8220;Mesleğimizde 102 yaşına bastık, bunu yaparken de eski usulleri en modern hale getirecek yatırımları da beraberinde gerçekleştirdik. İddia ediyoruz ki mekanik anlamda Türkiye&#8217;nin en modern ve hijyenik üretim tesislerine sahibiz. Sektörün lideriyiz ve pazarın yaklaşık yüzde 50&#8217;si bizim. Günlük yaklaşık 50 ton helva, 20 ton reçel ve 10 ton lokum üretimi yapabiliyoruz. Organik ürünlere de girdik ve bu alan bizim de yatırım yapacağımız alanlardan biri olacak.&#8221;</p>
<p><strong>SATIŞ AĞI İLE ÜLKEYİ VE YAKIN COĞRAFYAYI SARMIŞLAR</strong></p>
<p>Koska&#8217;nın Avrupa ve Anadolu&#8217;da 100&#8242;e yakın distribütörü var. Anadolu&#8217;da her şehirde satıcıları, her bölgede müdürlükleri bulunuyor. Koska&#8217;nın İngiltere Vejetaryen Derneği&#8217;nden aldığı kalite sertifikası, ISO 9002 Kalite Belgesi, üretimin NASA&#8217;nın belirlediği hijyen standardına uygun olduğunu belgeleyen HACCP hijyen sertifikası ve ISO 9000 kalite belgelerinin en son versiyonu olan ISO 22000 belgeleri var. Ayrıca Amerika ve İsrail&#8217;den aldıkları Kosher Sertifikası (hayvansal ürün kullanılmadığına ve çok kapsamlı hijyenik üretim yapıldığına dair kalite belgesi) bu ülkelerde yaşayan Müslüman ve Yahudilerin Koska ürünlerini gönül rahatlığıyla tüketmelerini sağlıyor. Türkiye&#8217;de ve yurtdışında bölge satış müdürlükleri ile birlikte 700&#8242;e yakın çalışana iş imkanı sağlayan Koska, piyasada saf olarak bulunması güç olan ve helvanın yaklaşık yüzde 60&#8242;ının hammaddesi olan tahinin de büyük üreticisi.</p>
<p><strong>ÜRETİMDEN PERAKENDEYE YAŞANAN TESADÜFLER</strong></p>
<p>Nevzat Dindar bir gün evde börek yapar. Eşi ve kızı bu lezzeti beğenince mağazalarında verdikleri sabah kahvaltısının menüsüne bu böreği de eklerler. Tadanlar çok beğenir ve öğlen menüsünde de börek istemeye başlarlar. İş burada da bitmez, öğle menüsü zenginleştirilir; çorba, zeytinyağlı, bir iki ızgara çeşidini de servise koyarlar. 6 sene önce girişilen restoran işi müthiş ilgi görür. Bugün dört mağaza ile müşterilerine hizmet veren Koska, mağazalarında pasta da satıyor. İlk zamanlar günde 30-40 pasta satarken saat 18.00&#8242;den sonra yaptıkları yüzde 50 indirimle günde 1.500 pasta satmaya başlarlar. Mağazacılıkta para kazanmanın daha kolay olduğunu söyleyen Emin Dindar, önümüzdeki süreçte mağaza sayısını artıracaklarını aktarıyor.</p>
<p><strong>KOSKA&#8217;NIN GÖZÜ UZAKDOĞU&#8217;DA</strong></p>
<p>&#8220;İhracata 20 sene önce başladık. Bugün Avrupa ülkelerinin tümü, Amerika, Kanada, Arjantin, Meksika, Peru, Panama, Ortadoğu ve Afrika&#8217;da Yemen, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ihracat yapılan ülkeler arasında. Kuzey&#8217;de Rusya, Ukrayna, Moldova, Gürcistan ve tüm Türk cumhuriyetlerine de önemli miktarda ihracatımız var. Uzakdoğu&#8217;da da Malezya&#8217;ya, Singapur&#8217;a ihracat yapıyoruz. Yapmış olduğumuz tanıtıcı çalışmalar neticesinde son 4-5 senedir bu ülkelerin market ve süpermarketlerine de ürünler veriyoruz. Aldığımız sonuçlar son derece başarılı.</p>
<p>İhracatımızdaki bu başarı tabii ki ciromuzu olumlu yönde etkiliyor. Üretimin yüzde 30&#8242;unu ihracata ayırıyoruz, bu da büyük bir döviz girdisi sağlarken, üretim kapasitemizi de tam kullanmamızı sağlıyor. İhracatta geçen seneye göre yüzde 20 büyümemiz oldu. Üretim sürekli artıyor, dolayısıyla biz de birtakım yeni ürünler yapıyoruz. İhracatımızı daha da artırmak istiyoruz, Koska&#8217;nın büyüme stratejisinde önemli hedeflerinden biri de yurtdışı pazarları olarak belirlendi.</p>
<p>Ayrıca Uzakdoğu pazarları ilgimizi çekiyor. Bazı tat çalışmaları yapıp, bu ülkelerde de tüketicilerimiz olsun istiyoruz. Ayrıca yine lokum üretimi için Marks&amp;Spencer ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu sıralar Amerika&#8217;da ve Avrupa&#8217;da yaşanan finansal kriz sebebiyle bu ülkelerden bazılarına ihracatımız düştü. Diğer yandan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yapılan ihracat rakamları artış gösteriyor. İngiltere&#8217;de 650 mağazası olan Thortons zincir marketlerine lokum veriyoruz. İngiltere&#8217;de özellikle lokum pazarında önemli yol kat ettik.&#8221; diyen Emin Dindar&#8217;a &#8216;Başarılı şirketleri yabancılar hemen görür, acaba yabancı ortaklık düşünülüyor mu?&#8217; diye soruyorum. &#8220;Böyle bir girişim söz konusu değil.&#8221; diye karşılık veriyor.</p>
<p><strong>PAZAR DARALDI, AMA KRİZİ SANCISIZ ATLATTIK</strong></p>
<p>&#8220;Krizde yeni satış yerleri açarak bu dönemi sancısız atlattık. İşçi çıkarmadık, aksine onlar için yeni işler açtık. Depolarımızı elden geçirdik, büyük temizlik işlerine giriştik. Bu arada iç pazarda marketlere ve küçük toptancılara satış yapan büyük toptancılarla bir miktar sıkıntılarımız oldu. Marketlerden para alamayınca bize olan 60 günlük vadeleri, 100 güne kadar uzatmaya başladılar. Zincir marketler ödemelerini geciktirdi. Biz alacağımız ürünü peşin veya kısa süreler içerisinde ödeyerek alıyoruz. Toptan alıcılar ödemeyi geciktirince nakit sıkıntısı doğdu. Biz de yüzümüzü yurtdışında döndürdük ve yeni yerlere ihracat yapıp, rakamımızı artırdık. İhracatta para belli bir süre içerisinde dönüyor, hatta peşin satış yaptığımız ülkeler bile var. Mesela Türk cumhuriyetleri ve Rusya bunlardan bazıları.&#8221; diyor.</p>
<hr />Helvacı olup da kilo sorunu yaşamamak mümkün mü?</p>
<p>&#8220;Hem rakiplerin hem de kendi ürünlerinin tadına sürekli bakınca insan ister istemez kilo alıyor.&#8221; diyen Emin Dindar genç bir yönetici. Motosiklete binmeyi, işinin gereği olan yeni yerlere gitmeyi seviyor. Ekip çalışmasına inanıyor. Hataların olabileceğini, hatalardan öğrenmenin değerine inandığını söyleyen Dindar, en çok işin yapılıyormuş gibi yapılıp geçiştirilmesine kızıyor. Kendini en çok yeni bir ülkeye satış yapıp mal teslimi sonrasında her şey yolunda diyen müşteriyle konuşurken mutlu hisseden Koska Helva Yönetim Kurulu Üyesi Emin Dindar, geçmişte yaşadığı ve yüklü bir siparişin kullanım tarihini yanlış yere yazmaktan ötürü geri çevrilmesini ise hiç unutamıyor. Uzakdoğulu tüketicilerin Türklere göre daha az şekerli sevdiğini söyleyen Dindar, özellikle pişmaniye ve kuruyemiş içeren ürünlerde ürünün çabuk bozulma riski taşımasından ötürü çok hassas davrandıklarını sözlerine ekliyor. Koska yurtiçindeki büyümesine mağazacılık alanındaki yatırımlarıyla devam edecek.</p>
<p>GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU &#8211; Zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/krizi-dunyaya-helva-ve-lokum-yedirerek-atlattik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Evet, kaçtım görevden&#8217;</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/evet-kactim-gorevden/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/evet-kactim-gorevden/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 11:49:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu]]></category>
		<category><![CDATA[Bimeks]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Vedat Akgiray]]></category>
		<category><![CDATA[SPK Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Akgiray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[SPK Başkanı Akgiray, “Futbol kulüplerinin halka açılma yöntemleri yanlış olmuş, sürdürülebilir değil. Nasıl düzeltilir, onu göreceğiz” dedi
300 milyon dolar cirolu şirketi Bimeks&#8217;i, Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde denize nazır odasını bırakıp memur maaşıyla SPK&#8217;nın başına gelen Prof. Dr. Vedat Akgiray, &#8216;kariyer hırsı için değil, piyasayı büyütmeye geldim&#8217; diyor.
Kendisine 10 yıl önce de SPK Başkanlığı teklif edildiğini anlatan Akgiray, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SPK Başkanı Akgiray, “Futbol kulüplerinin halka açılma yöntemleri yanlış olmuş, sürdürülebilir değil. Nasıl düzeltilir, onu göreceğiz” dedi</p>
<p>300 milyon dolar cirolu şirketi Bimeks&#8217;i, Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde denize nazır odasını bırakıp memur maaşıyla SPK&#8217;nın başına gelen Prof. Dr. Vedat Akgiray, &#8216;kariyer hırsı için değil, piyasayı büyütmeye geldim&#8217; diyor.</p>
<p>Kendisine 10 yıl önce de SPK Başkanlığı teklif edildiğini anlatan Akgiray, o günlerde görevi kabul etmeyişinin nedenlerini şöyle anlattı:<span id="more-55"></span><br />
“O zaman istemedim. Kiracıydık, kendimizle ilgili hedeflerimiz vardı. Şimdi kirada evlerimiz, şirketimiz var. İz bırakmak için gelebilirdik. Bunu söyledim, büyütmeye gelirim dedim, Sayın Başbakan da &#8216;Bu işi bilen sizsiniz, karışmayız, buyrun&#8217; dedi, geldim.”</p>
<p>&#8216;Bir yanlışlık var&#8217;<br />
Koyu bir Galatasaraylı olduğu bilinen Başkan Akgiray, spor kulüplerinin halka açılma tarzlarında &#8216;bir yanlışlık&#8217; olduğunu belirtiyor. Bazı kulüplerin durumu mahkemelere taşındığını hatırlatarak, &#8216;Futbol kulüplerinin halka açılma modellerini nasıl buluyorsunuz?&#8217; diye soruyoruz:</p>
<p>“Galatasaray&#8217;ın da, Fenerbahçe&#8217;nin de, Trabzonspor&#8217;un da halka açılma tarzlarında yanlış bir yapılanma olmuş, onun sıkıntısını hepsi çekiyor. Düzeltmeye muhtaç bir yanlışlık var. Hukuk açısından bu nasıl düzelir kanunlar içinde, bunu hiç bilmiyorum. Onu göreceğiz ama yani sürdürülebilir bir yapıları yok.</p>
<p>Düşünün ki iki tane şirket var aynı yapının içinde. Birisi sırf gelirlere sahip, birisi giderlere. Kurgu yanlış yapılmış, belki halka açılmalar yanlış olmuş en başta, bu yöntem yanlış, bu yöntemle açılmaması lazımdı. Beşiktaş&#8217;taki yapı ise çok koruyucu olmuş, onlar da kıpırdayamıyorlar. Bu da yanlış olmuş. Hepsi yanlış olmuş.”</p>
<p>300 milyon dolar cirolu bir şirketiniz vardı. Keyfiniz yerindeydi, niye bunları bırakıp SPK&#8217;nın başına geldiniz? Amaç ne, buna değecek mi?</p>
<p>1980 yılında işletme masteri yapmak için ABD&#8217;ye gittim. Oradaki bilimsel atmosfer hoşuma gitti, kaldım, akademik kariyer sahibi oldum, bilimsel araştırmalar yaptım.</p>
<p>11 yıl Amerika&#8217;da kaldım ABD&#8217;de. En son çalıştığım üniversitede rektörden sonra en yüksek maaşı ben alıyordum, hatta yabancıya bu para verilir mi diye herkes hayıflanıyordu. Gelirim, havam yerindeydi. Bir akşam evde oturuyorduk, &#8216;Gidelim mi?&#8217; dedik geldik.</p>
<p>Hayatta her şeyi bir anda bırakabilme gibi bir deliliğim var. Çok da iyi olmuş, ülken sonuçta, biz aile hayatına, çay kahve muhabettine meraklı insanlarız, bulamayınca, yabancı yerin kralı olsan ne olacak. Bir yerden sonra para çözmüyor hiç birşeyi. İnsana lazım olan para, Anadolu tabiriyle namerde muhtaç etmeyecek kadar olsun yeter, üstü angarya zaten. Döndükten sonra Boğaziçi Üniversitesi&#8217;ne geçtim. SPK da işte biraz öyle oldu. Benim geçinme derdim yoktu çok şükür.</p>
<p>Yaşım 50&#8242;yi devirdi, mesleğim finansçılık, bu işin en ileri ülkesi ABD&#8217;de nasıl yapıldığını gördüm. Bizim ülkemizin büyüklüğüne göre sermaye piyasası geride kalmış. 1990&#8242;lı yılların ortalarında benim SPK başkanlığım yine gündeme gelmişti. O zamanlar daha gençtim, daha yeni iş hayatı, bir yandan üniversite, yoğundum, istemedim.</p>
<p>Kaçtınız yani?</p>
<p>Evet kaçtım görevden. Şimdi yaşım 50&#8242;yi devirdi. İlk teklif geldiğinde, kiracıydık. Şimdi benim kiracılarım var. 10 yıl sonra bu fırsat bir daha gelse belki yaşım elvermeyecekti. Bu ülkeye verebileceğim bir şey varsa verelim, dedim. Bana bu işe başlarken arzu ettiğim çalışma prensipleriyle çalışabileceğim sözü verildi ve bugüne kadar o sözün tutulduğunu görüyorum. Şu anda hiç pişman değilim. Daha iyi olur muydu SPK, tabii ki olurdu. Biz de bunu yapmak için uğraşıyoruz.</p>
<p>Ne söz istemiştiniz?</p>
<p>Politikayı bilmem, hayatım boyunca uğraşmadım. Bir ticari hesabım yok, olsa ne uğraşacağım burada. Tek amaç Türkiye sermaye piyasasını büyütmek, bu konuda tam destek istedim. Öncelikle Sayın Başbakanımızdan. &#8216;Tamam, dedi, senin işin, uzmanlığın buyur yap.&#8217; &#8216;Başka hiç bir amaca hizmet edilmesine, kapı açılmasına izin vermeyin burada lütfen&#8217; dedim, &#8216;Peki&#8217; denildi. İnandım güvendim, hiç de pişman değilim.</p>
<p>Halka arz seferberliği başlattınız, ama nasıl ikna edeceksiniz şirketleri? Yıllardır gelmiyorlar&#8230;</p>
<p>Küçük yatırımcı borsadan büyük oranda kaçmış. Bakın borsa oynamak lafı çıkmış, bir kısım da kumar gibi görüyor yani borsayı. Diyebilirsiniz ki güven yaratmanız çok zor. Zorsa yapmayalım mı? Bakın New York borsası olmasaydı, Amerika&#8217;da böyle sermaye birikimi olmazdı.</p>
<p>Sırf banka kredisiyle ekonomik büyüme bir ülke için sürdürülebilir bir şey değil. Mümkün değil, dolayısıyla bu işi yapmaya mecburuz. Hatalarımızı telafi etmeye, tekrar halkın güvenini kazanmaya mecburuz. Kazanmaya çalışmayacaksak benim burada işim yok.</p>
<p>Brezilya bunu becerdi. Başladılar üç sene gelen olmadı, sonra olmuyor bu iş hayal dediler, sonra halk tarafından bu seferberlik bir anlaşıldı, uçtular, bin küsur hisse halka açık şimdi, 1.5 trilyon dolarlık piyasa değeri var. Bizim 10 mislimiz, oysa ekonomisi 10 mislimiz değil.</p>
<p>Arsayı aldı, SPK&#8217;yı İstanbul&#8217;a taşıyor</p>
<p>Şirketi Bimeks&#8217;i bırakıp SPK&#8217;nın başına geçen Prof. Dr. Vedat Akgiray&#8217;ın kafasında yüklü bir gündem var.  Birçok yeni projeyle sermaye piyasasını büyütmek istiyor&#8230;</p>
<p>SPK&#8217;yı taşımak istediğinizi biliyoruz. Ne aşamada hazırlıklarınız?</p>
<p>Şu anda bir aksilik olmazsa Ataşehir tarafında TOKİ&#8217;den arsa satın almak üzereyiz. Kendi binamızı yapacağız. Konumu, ulaşımı, altyapısı çok uygun. Operasyon da bunu gerektiriyor aslında. Bankalar, aracı kurumlar, borsa yani işimiz İstanbul&#8217;da zaten.</p>
<p>Anladığım kadarıyla sizin taşınmanız &#8216;İstanbul Finans Merkezi&#8217; projesi çerçevesinde bir taşında değil&#8230;</p>
<p>Evet doğru. Ve planlamayı iyi yaparsak, inşaat işinde sıkıntı çıkmazsa en geç 1.5 yıl içinde taşınmış olmamız lazım. Geçiş sürecini kimsenin canını acıtmadan yapmamız, İstanbul&#8217;un şartlarında kendi personelimizi düşünerek yapmamız lazım.</p>
<p>Bu nasıl olacak?</p>
<p>Özlük haklarını iyileştirerek İstanbul&#8217;a getirmek mesela. Bunu düşünüyoruz. Ankara&#8217;da lojman veriliyor personele. Burada kira yardımı yapılabilir, belki TOKİ ile anlaşabilirsek mantıklı bir yöntemle çalışanlara konut yapabiliriz. Bunları yapmak lazım, SPK biraz ihmal edilmiş yıllardır.</p>
<p>Borsa bir yıl içinde  özelleştirmeye hazır olacak</p>
<p>Borsayı özelleştirme çalışmaları ne aşamada?</p>
<p>İMKB&#8217;nin yapısı dünyada olmayan bir yapı. Kamu ama değil, özel ama kamu. Yani ne o ne bu. Hukuki statüsünü belirginleştirmemiz, bir AŞ haline getirmemiz lazım. Borsanın devletin malı olması uzun vadede akla uygun değil.</p>
<p>Ortaklar kim olacak?</p>
<p>Aracı kurumların, bankaların tabii ki önceliği var. Devletin de önceliği vardır. Çünkü kamunun verdiği imtiyazla yapıyor yaptıklarını. Yaratılacak AŞ&#8217;nin kendisi İMKB&#8217;de kote edilebilir, yani halka açılabilir. İstediğimiz değere ulaştığında da tam özelleştirme yapalım. Modellere bakıyoruz&#8230; Bakın İMKB var, VOB var, Altın Borsası var, yarın öbür gün başka borsa olabilir. Hepsinin ayrı üyelik masrafı, teminat ve takas sistemi var. Holding gibi bütün borsalara hizmet veren bir platform olsa çok daha düşük maliyetle aynı işler olur. İşlem maliyetlerinin düşmesi yatırımcı için, bir bakışta her şeyi aynı anda görmek, denetlemek de bizim için iyi olur.</p>
<p>Buradaki takvim ne?</p>
<p>Ajandanın üstüne koyduk. 2010&#8242;da borsayı özelleştirilebilir hale getirmiş olmamız lazım. AŞ olmuş, yönetimi, genel kurulu tanımlanmış, hisselerinin bir kısmı üyelere satılmış bir yapı&#8230; Elimizde çok milyar dolarlık bir İMKB varsa satarız.  Bugünden satışa çıkarsak yazık olur, çok ucuza gider.</p>
<p>Tek hisseye dayalı vadeli işlem spekülatif olurdu</p>
<p>Tek hisseye dayalı vadeli işlemlerden vazgeçtiniz. İzmir &#8211; İMKB kavgası mıydı neden?</p>
<p>25 yıldır finans piyasasındayım dünyanın çeşitli yerlerinde finans, türev dersleri verdim, ama benim notlarımda tek hisseye dayalı vadeli kontratlar hiç örnek olmamış. Gereksiz bir varlık esasında. Düşündüm ki ben bunu pat diye söylersem, &#8216;Hoca akademik düşünüyor, hayatın gerçeklerini bilmiyor&#8217; diyecekler.  Bir de benim bilmediğim bir şey mi var, niye herkes istiyor, anlayayım istedim.</p>
<p>Tek gerekçe borsada işlem hacmi artacak. Para kazanılacak. Para kazanmanın 50 yolu var. Üstelik bugünkü Türkiye koşullarında zaten çok spekülatif,  hızla para kazanma güdüsü var. Buna çok uygun bir enstrümandı. Yani yüzde 10 marj olsa, 10 lira yatırıp, 100 liralık pozisyon alacaksınız. Çok riskli olacaktı. İMKB &#8211; İzmir çekişmesiyle hiç ilgisi yok.</p>
<p>İstinye&#8217;deki arazi borsa olamayacak kadar değerli</p>
<p>İMKB&#8217;nin arsası ne olacak, borsa taşınabilir mi?</p>
<p>İMKB&#8217;yi taşıyabilmek zor mu, kolay mı bilmiyorum. Ama SPK başkanı olarak değil, vatandaş olarak söylemem gerekirse ve ticari gözle bakarsam, İMKB&#8217;nin üstünde oturduğu arsa, borsa olamayacak kadar değerli. İstinye&#8217;de, imara hazır çok güzel bir yer. Orası değerlendirilse ticari mantıkla oradan gelecek gelirle 10 tane borsa kurulur. Belki arazi çıkarılıp içinden öyle özelleştirilir, belki arazi ektsra satılır.</p>
<p>&#8216;Boş vaktim olsa spor yaparım!&#8217;</p>
<p>Alışkın olmadığımız bir bürokrat portresi çiziyorsunuz. Hiperaktif bir yapınız var. Protokol konuşmalarında klişe söylemlere pek girmemeniz dikkati çekiyor. Toplantılarda konuşmaları dinlerken sıkılıyor musunuz?</p>
<p>Çok. Hele aynı şeyler tekrarlanıyorsa iyice sıkılıyorum, boş vaktim olsa spor yaparım, uyurum, niye boş laf dinleyeyim. Yıllardır aynı şeylerin söylenip durduğu platformlar biliyorum. Biraz yeni bir şey söylenmesi lazım veya o konferansı yapmayın, masrafa yazık.</p>
<p>Songül Hatısaru/Milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/evet-kactim-gorevden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koç CEO’su Financial Times’e konuştu</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/koc-ceo%e2%80%99su-financial-times%e2%80%99e-konustu/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/koc-ceo%e2%80%99su-financial-times%e2%80%99e-konustu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 18:08:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Aile dışından]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Uğurlu]]></category>
		<category><![CDATA[Financial Times]]></category>
		<category><![CDATA[Koç ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[Koç CEO’su]]></category>
		<category><![CDATA[Koç Grubu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Koç Grubu’nun CEO’su Bülent Uğurlu, Türkiye’nin, Avrupa ürünleri için çok büyük bir pazar olduğuna, Avrupa şirketlerinin fırsatlar kaybedebileceğine dikkat çekerek  AB müzakerelerine ilişkin “Türk insanının kimyası, sürekli gecikmelere alışık değil” diye uyardı. Bulgurlu, Koç grubunun, petrol alanında rafinaj ve dağıtım faaliyetlerine ek olarak belki Rusya ve Kazakistan gibi komşu ülkelerdeki ortaklarla arama veya üretim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koç Grubu’nun CEO’su <strong>Bülent Uğurlu</strong>, Türkiye’nin, Avrupa ürünleri için çok büyük bir pazar olduğuna, Avrupa şirketlerinin fırsatlar kaybedebileceğine dikkat çekerek  AB müzakerelerine ilişkin “Türk insanının kimyası, sürekli gecikmelere alışık değil” diye uyardı. Bulgurlu, Koç grubunun, petrol alanında rafinaj ve dağıtım faaliyetlerine ek olarak belki Rusya ve Kazakistan gibi komşu ülkelerdeki ortaklarla arama veya üretim gibi alanlara girme fikrini incelediğini de bildirdi. Financial Times ise, Bulgurlu’nun gelecek yıl belki emekli olacağını belirterek “Şirket, şimdi, onun halefinin kim olacağını değerlendiriyor. <strong>Aile dışından</strong> geleceği kesin gibi” diye yazdı<span id="more-52"></span><br />
Ekonomi gazetesi Financial Times “Pazartesi Söyleşisi” bölümünde, Koç CEO’su Bülent Uğurlu’yu ağırladı. Koç grubuna ilişkin bilgi verirken Uğurlu’nun portresini de çizen gazete, “Türkiye’nin en büyük sanayi grubu, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerindeki yavaş tempo nedeniyle Avrupa şirketlerinin iş fırsatlarını kaybedebileceği uyarısını yaptı” diye yazdı.<br />
Bülent Uğurlu, Financial Times ile söyleşide Türkiye’nin Avrupa için imalat sanayi mallarının üretimi konusunda çok iyi bir konumda olduğunu belirterek Türkiye’nin aynı zamanda Avrupa ürünleri için çok büyük bir pazar olduğuna da dikkat çekti.<br />
“Türk insanının kimyası, sürekli gecikmelere alışık değil” diyen Uğurlu, “Eğer Türklerin müzakerelerde bilinçli bir yavaşlama olduğuna inanıyorsa, AB üyeliğine isteği ve heyecanı kaybolur. Sonucu da her iki taraf için kayıp olur” diye uyardı.</p>
<p><strong>KOÇ GRUBUNUN PLANLARI</strong></p>
<p>Buna karşın Türkiye’nin, özelleştirme gibi iç reformları sürdürmesi gereğini de ifade eden Bulgurlu Koç grubunun ilişkin faaliyet ve planlarına ilişkin bilgi verirken halen Çin’de buzdolabı ve çamaşır makinelerini üreten fabrikayı genişlettiklerini anlattı.<br />
Bulgurlu ayrıca, grubun petrol alanında rafinaj ve dağıtım faaliyetlerine ek olarak belki Rusya ve Kazakistan gibi komşu ülkelerdeki ortaklarla arama veya üretim gibi alanlara girme fikrini incelediğini de bildirdi.<br />
Öte yandan, 2007 yılından bu yana Koç Grubu’nun Ceo’su olan Bulgurlu, grubun bir aşamada Türkiye’deki nükleer enerji alanında da rol oynayabileceğini de ifade etti.</p>
<p>“<strong>KOÇ AİLESİYLE</strong> GENELLİKLE KONSENSÜSE VARIYORUZ”</p>
<p>Grubunun yönetiminde bulunan <strong>Koç ailesi</strong>nin fertleriyle ilişkilerine de değinen Bulgurlu, bu çerçevede “Genellikle grubun uzun vadeli en iyi çıkarlarının ne olduğu konusunda bir konsensüse varıyoruz” derken “Normal olarak iyi ve zeki insanlar ile çalıştığınız zaman bir konsensüs mümkün olduğunu görüyorum” sözlerine ekledi.<br />
Financial Times da, 33 yıldır Koç grubunda çalışan 63 yaşındaki Bulgurlu’nun gelecek yıl belki emekli olacağını belirterek “Şirket, şimdi, onun halefinin kim olacağını değerlendiriyor. Aile dışından geleceği kesin gibi” diye yazdı.</p>
<p>700 MİLYON DOLARLIK NET NAKİT FAZLASI<br />
Bu arada, Financial Times, Koç grubunun geçen yıl 56 milyar liralık (38 milyar dolar) satış yaptığına, 68 bin çalışanı bulunduğuna dikkat çekerken grubun fazla yayıldığı kanısına vararak küresel kriz öncesi 11 şirketini toplam 3 milyar dolara sattığını, bunun sonucunda  bugün net olarak 700 milyon dolarlık bir nakit fazlası bulunduğuna da işaret etti.<br />
En büyük satışın ise Migros’taki yüzde 50.8’lik paya ilişkin anlaşma olduğunu kaydeden Financial Times “Bu adımın zamanlanması daha iyi olamazdı çünkü varlık satışı, yaygın ekonomik yavaşlamadan önce ve fiyatların hala yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti” yorumunu yaptı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/koc-ceo%e2%80%99su-financial-times%e2%80%99e-konustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uluslararası fast food markalarıyla yarışan Bükreş’teki Türk dönercisi: Dristor Kebap</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/uluslararasi-fast-food-markalariyla-yarisan-bukres%e2%80%99teki-turk-donercisi-dristor-kebap/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/uluslararasi-fast-food-markalariyla-yarisan-bukres%e2%80%99teki-turk-donercisi-dristor-kebap/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 18:03:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Ahmet Pakcan]]></category>
		<category><![CDATA[Avico]]></category>
		<category><![CDATA[Bereket Döner]]></category>
		<category><![CDATA[Budapesta Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bükreş]]></category>
		<category><![CDATA[Dristor Kebap]]></category>
		<category><![CDATA[HACCP gıda standartları]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dönercisi]]></category>
		<category><![CDATA[“Pakcan” ailesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[“Dönerini çok beğeniyoruz. Yer olmadığı için arkadaşlarımla birlikte döner dürümlerimizi alıyor, karşısındaki Mc. Donalds’a da gidip yiyiyoruz&#8230;” bu sözler Bükreş’in en ünlü Türk dönercisi Dristor Kebap’ın bir Romen müşterisine ait. 

Yaklaşık 11 senedir Bükreş’in Dristor bölgesinde hizmet veren aile şirketi Dristor Kebap, Türk hazır yemek (fast food) sektöründe başı çeken “dönerciliğin” Romanya’ya tanıtılmasında, marka haline [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>“Dönerini çok beğeniyoruz. Yer olmadığı için arkadaşlarımla birlikte döner dürümlerimizi alıyor, karşısındaki Mc. Donalds’a da gidip yiyiyoruz&#8230;” bu sözler Bükreş’in en ünlü Türk dönercisi Dristor Kebap’ın bir Romen müşterisine ait. </span></p>
<p><span id="more-48"></span></p>
<p><span>Yaklaşık 11 senedir Bükreş’in Dristor bölgesinde hizmet veren aile şirketi Dristor Kebap, Türk hazır yemek (fast food) sektöründe başı çeken “dönerciliğin” Romanya’ya tanıtılmasında, marka haline gelmesinde önemli rol oynamış.</p>
<p>1999 yılında şimdiki merkezinin yerinde bulunan internet kafenin yanındaki 5 metrekarelik mütevazi bir alanda faaliyete başlayan Dristor Kebap’ın bugünkü başarısında 4 kişilik “Pakcan” ailesinin büyük emek ve gayretleri var. Anne–baba ve iki çocukları ile birlikte adeta tırnaklarıyla kazarak büyüttükleri ‘Dristor Kebap’ adı bulunduğu semtin isminden geliyor.</p>
<p>Ünü Romanya’nın her tarafına ulaşan “Dristor Döner” yazılı ve görsel Romen medyasında da zaman zaman “en güzel döner yenecek yerler” listesinin başında yer alıyor.</p>
<p>İlk olarak 1999 yılında Dristor Kebap’ın şimdiki merkezinde bir fırıncı dostlarının tavsiyesiyle döner işine girdiklerini söyleyen Av. Ahmet Pakcan, anne–baba ve kardeşiyle birlikte dört elle sarıldıkları işi bizzat içerisinde çalışarak öğrendiklerini söylüyor.</p>
<p><span><strong>Her şey 5 metrekarelik fast foodla başladı</strong></p>
<p>İşe ilk başladıkları tarihleri dün gibi hatırladığını söyleyen Pakcan, o günleri şöyle özetliyor, “O zaman bir internet kafe vardı şimdiki Dristor’daki merkezimizin yerinde. 5 metrekarelik bir yer kiraladık burada. İlk günü hiç unutmuyorum. 80 adet ekmek arası döner satarak günü kapattık. Herşeyi kendimiz yapıyorduk. Daha sonra satışlarımız yavaş yavaş arttı ve 1 yıl içerisinde 10’a katladık.”</p>
<p><strong>Aile</strong>, işlerine ciddiyetle sarıldıkça müşteri kitlesi ve çalışan sayısı her sene daha da artmış. Döner yetiştirmekte zorluk çekmişler zaman zaman.</p>
<p>Bir senenin sonunda internetçiye hava parası vererek Dristor Kebab’ı 50 metrekarelik bir alana genişletmişler. Burası da yeterli olmaz. Bu kez 2005’te yan tarafı da işyerlerine katarak şimdiki 220 metrekarelik bir alanda faaliyetlerini sürdürürler.</p>
<p><strong>Aile</strong>, “<strong>Dristor Kebap</strong>” isminin tescilli markaları olduğunu, bu markayı daha da geliştirmek için teknolojik fırsatları da en iyi şekilde değerlendirmiş.</p>
<p>Adını bulunduğu “Dristor” semtinden alan “Dristor Kebap” bölgenin dışına açılarak geçtiğimiz Ağustos ayında Maraşesti Bulvarı üzerindeki “Budapesta” şubesini hizmete açmış.</p>
<p>Budapesta Şubesi ‘Pakcan‘ ailesinin genç yöneticilerinden Av. Ahmet Pakcan’a emanet.</p>
<p><span><strong>‘Hedefimiz dünyanın en iyi döner markası olmak’</strong></p>
<p>Sadece et, tavuk döneri, ayran ve limonata satışı yapılan Dristor Kebap’ı “Dünyanın en iyi döner” markası haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Pakcan, bu konuda sektördeki en iyi Türk firmalarından Bereket Döner’ in tecrübelerinden faydalandıklarını belirtiyor.</p>
<p>Ayrıca Fast food sektöründe uluslararası şirketlerde sürekli olarak incelemeler yaptığını, standart ve kurumsallaşmada uluslararası markaları örnek aldıklarını aktaran Ahmet Pakcan, başarılarındaki etkenleri şöyle özetliyor; “Dristor Kebap’ın başarısında pek çok etken var. En önemlisi işimizi ciddiyetle takip etmemiz, işin başında olmamız ve bir sistem dahilinde çalışmamızın büyük etkisi var. İşimizi severek yapıyoruz. Ehil Türk ustalarıyla kaliteden taviz vermememiz bir başka önemli etken. <strong>Ekip çalışması</strong>na büyük önem veriyoruz. Başarının ancak ekiple kazanılacağına inanıyoruz.”</p>
<p>“Yaptığımız et dönerini kendimiz, çoluk çocuğumuza yedirecek hassasiyette hijyenik şartlarda hazırlıyoruz.” diyen Pakcan, tercih edilmelerinde müşteriye verdikleri ‘şeffaf hizmet’ anlayışının da önemli payı olduğunu düşünüyor. Pakcan, bu konuda şu önemli tespitleri yapıyor, “Her şeyimizi müşterinin göreceği şekilde şeffaf olarak hazırlıyoruz. Müşterinin yiyeceği döneri, malzemeyi bizzat görmesi çok önemli. Dürüme ne kadar et malzeme konduğunu bizzat görerek alıp yiyiyor. Bu da bizim tercih edilmemizde başka bir etken. Müşteriye sırtını dönerek döner hizmeti verilmez. Bence bu işi yapanların en fazla dikkat etmesi gereken noktalardan birisi bu. Müşteri döneri nasıl hazırladığınızı görmeli. Biz salatasından, ekmeğine, dönerinden ayranına kadar her şeyi müşterinin gözünün önüne çıkardık.”</p>
<p>Romanya’da “Döner”i tanıtırken aynı zamanda Türkiye’yi de en güzel şekilde Romanya’da tanıttıklarını vurgulayan Pakcan, Bükreş’teki bütün taksicilerin bildikleri ilk adreslerin başında “Dristor Kebap”ın geldiğini vurguluyor.</p>
<p>“Pek çok taksici Bükreş’e yeni gelip de adres bulamayan veya yolunu kaybeden Türk vatandaşlarını bizim dükkana getirir. Kendilerine biz yardımcı oluruz.” diyen Pakcan’ın verdiği bilgilere göre Bükreş dışından pek çok Dristor Kebap döner tutkunu var.</p>
<p>Romanya’nın değişik illerinden Bükreş’e gelen Romenlerden de çok sayıda müşterilerinin bulunduğunu ifade eden Pakcan, bu konuda kendisine bazı müşterilerinin “Bükreş’e arkadaşlarımızla geldiğimizde ilk olarak Dristor Kebap’ın dönerini yedikten sonra işimize başlıyoruz.” sözlerini hatırlatıyor.</p>
<p>Ünlü spikerlerden, belediye başkanlarına, milletvekillerinden, sanatçılara kadar Romen toplumunun en önemli elit kesimleri müşterileri arasında yer alıyor.</p>
<p>Döner işi yapanların başarılı olması için kendilerine yardımcı olmaya, tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını ifade eden Pakcan, bugüne kadar Dristor Kebap’tan yetişen pek çok ustanın kendi işyerini açarak dönerciliğe başladığını, kendilerine ellerinden geldiği kadar başarılı olmaları için yardımcı olmaya çalıştıklarını söylüyor ve şu eklemeyi yapıyor: “Çünkü imajımız düzelirse hepimizin imajı düzelir, kötü olduğunda hepimiz olumsuz etkileniyoruz. Dileğimiz bütün döner işletenlerin başarılı olması. Herkese yetecek piyasa var.”</p>
<p>Müşteri beklentilerini en iyi şekilde karşılamaya özen gösteren şirket, gelen talepler üzerine şube yanlarında açtıkları döviz büfeleri ile önemli bir ihtiyaca cevap veriyor.</p>
<p>Dönerde Avrupa’da agresif bir rekabet yaşandığını, kaliteyi muhafaza edenlerin ayakta kalacaklarını vurgulayan Ahmet Pakcan, bugüne kadar kaliteden taviz vermediklerini belirterek, “Dristor Döner’i dünyanın en önemli markası olmayı hedefliyoruz. Her şeyimizle dünya standarlarında, kurumsal şekilde hizmet vermeyi amaçlıyoruz, Uzun süreçte kurumsal sistemimizi tamamlayabilirsek franchising de vermeyi düşünüyoruz.”</p>
<p>Dristor Kebap olarak yatırımlarına devam ettiklerini, önümüzdeki dönemde Plaza Romania içerisinde de bir fast food açmayı planladıklarını aktaran Ahmet Pakcan, nihai hedeflerini ise “Dristor Döner markasını dünyanın en iyisi yapmak istiyoruz.” sözleriyle açıklıyor.</p>
<p><strong>‘Kurumsallaşmaya büyük önem veriyoruz’</strong></p>
<p>Dönerciliği yaparken kurumsallaşmaya büyük önem verdiklerini belirten Dristor Kebap yöneticilerinden  Av. Ahmet Uğur Pakcan, fast food sektöründe meydana gelen yenilikleri kaçırmadıklarını, yeni teknolojilerinden her zaman faydalanmaya özen gösterdiklerini  vurguluyor.</p>
<p>“Uluslararası gıda fuarlarını kaçırmıyorum.’diyen Pakcan, en son Almanya’daki Anuga fuarına katılmış. Fuarda sektörle ilgili incelemelerde bulunmuş.</p>
<p>Bütün ürünlerinin doğal olmasına dikkat ettiklerini söyleyen Ahmet Pakcan, katkı maddesi kullanmadıklarını ifade ediyor. Bu konuda satışını yaptıkları geleneksel Türk limonatasını örnek veriyor. “Geleneksel limonatayı kendimiz hazırlıyoruz. Katkı maddesi kesinlikle yok.”</p>
<p>Uluslararası HACCP gıda standartlarına uygun üretim yapan Dristor Kebap, ISO 9001 standart belgesi için de başvuruda bulunmuş.</p>
<p>Avrupa’nın en büyük hazır donmuş patates firması Avico’nun Romanya distribitörlüğünü de yürüten şirket, Avico patateslerini bütün Romanya içerisinde dağıtımını yapıyor. Aynı zamanda beyaz et için kendilerine ait çiftliklerinde üretimlerini devam ettiren firma, 2009 yılında AB ülkelerine yaklaşık 1 milyon euroluk dondurulmuş tavuk ihraç etmeyi başarmış. <strong> </strong></p>
<p><strong>HAYRİ GÜL &#8211; BÜKREŞ &#8211; Zaman<br />
</strong></p>
<p></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/uluslararasi-fast-food-markalariyla-yarisan-bukres%e2%80%99teki-turk-donercisi-dristor-kebap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>De Luxe Giyim açıldı</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/de-luxe-giyim-acildi/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/de-luxe-giyim-acildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 17:59:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[Caştur]]></category>
		<category><![CDATA[De Luxe Card]]></category>
		<category><![CDATA[De-Luxe Giyim]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze Kaymakamı]]></category>
		<category><![CDATA[Loft]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Caştur]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Cardin]]></category>
		<category><![CDATA[Salih Karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[Wellalux]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Caştur ailesinin sahibi olduğu De-Luxe Giyim, düzenlenen törenle Gebze Atatürk Caddesi üzerinde hizmete açıldı. Erkek giyim mağazası olan De-Luxe Giyim&#8217;de seçkin markaların ürünleri bulunuyor
Gebze&#8217;nin ilk ve tek 3 katlı erkek giyim mağazası olan De-Luxe Giyim, düzenlenen törenle Atatürk Caddasi üzerinde hizmete açıldı. Açılışa Gebze Kaymakamı Salih Karabulut başta olmak üzere ilçe protokolü ve vatandaşlar büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Caştur ailesinin sahibi olduğu De-Luxe Giyim, düzenlenen törenle Gebze Atatürk Caddesi üzerinde hizmete açıldı. Erkek giyim mağazası olan De-Luxe Giyim&#8217;de seçkin markaların ürünleri bulunuyor</p>
<p>Gebze&#8217;nin ilk ve tek 3 katlı erkek giyim mağazası olan De-Luxe Giyim, düzenlenen törenle Atatürk Caddasi üzerinde hizmete açıldı. Açılışa Gebze Kaymakamı Salih Karabulut başta olmak üzere ilçe protokolü ve vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Açılışta kısa bir açıklama yapan firma yetkilisi <strong>Mesut Caştur</strong>,<span id="more-46"></span> &#8220;Yaklaşık 30 yıldır Gebze’de iş hayatımıza devam etmekteyiz. Şirketimiz bir <strong>aile şirketi</strong> olup, tekstil sektörüne ısmarlama terzilikle işe başladık. Zamanla kendi mağazamızı açarak, markamız olan De Luxe&#8217;ü oluşturduk. Şu an De Luxe mağazaları olarak Gebze’de 3 şubeyle faaliyet gösteriyoruz&#8221; dedi. <strong>Caştur</strong>, &#8220;Yeni magazamızda, 180 metrekarelik kapalı alanda başta Pierre Cardin, Wellalux ve Loft markaları olmak üzere seçkin erkek giyim markalarının temsilciliğini yapmaktayız. Şirket olarak müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutuyoruz. Müşterilere yönelik De Luxe Card şeklinde bir kart çıkararak, devamlı müşterilerimize indirim imkanı sunmayı planlıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/de-luxe-giyim-acildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ferrari&#8217;sini değil, süpermarkette konut satan bilge</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/ferrarisini-degil-supermarkette-konut-satan-bilge/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/ferrarisini-degil-supermarkette-konut-satan-bilge/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 17:55:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret İnan]]></category>
		<category><![CDATA[FİYAPI]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Şentürk]]></category>
		<category><![CDATA[tuzla projesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Hız rekoru denemesi için görme engelli şarkıcı Metin Şentürk&#8217;e Ferrari&#8217;sini vermesiyle dikkat çeken işadamı Fikret İnan, markette konut satarak insanları bir kez daha şaşırtacak.
Fikret İnan 27 yıldır aile şirketi olan inşaat malzemeleri ticareti ile uğraşırken, 2007 yılında inşaat işine girdi. 2 yıl gibi kısa sürede 2 bin 929 konut inşa etti, 2 bin 115&#8242;ini sattı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hız rekoru denemesi için görme engelli şarkıcı Metin Şentürk&#8217;e Ferrari&#8217;sini vermesiyle dikkat çeken işadamı <a href="http://www.ailesirket.com/fikret-inan">Fikret İnan</a>, markette konut satarak insanları bir kez daha şaşırtacak.</strong></p>
<p><span id="contextual"><span><a href="http://www.ailesirket.com/fikret-inan"><strong>Fikret İnan</strong></a> 27 yıldır <a href="http://www.ailesirket.com/aile-sirketi" target="_blank"><strong>aile şirketi</strong> </a>olan inşaat malzemeleri ticareti ile uğraşırken, 2007 yılında inşaat işine girdi. 2 yıl gibi kısa sürede 2 bin 929 konut inşa etti, 2 bin 115&#8242;ini sattı. 217 milyon TL ciro elde etti. İnşaat sektöründe üçüncü yılına girerken 3 bin konutluk yeni bir projenin startını verdi. İstanbul Bahçeşehir&#8217;de yapacağı 3 bin konutun 2 binini bir ayda satmayı hedefliyor. Bu konuda çok iddialı, çünkü bu konutları süpermarkette satacak.<span id="more-42"></span> Yanlış okumadınız, süpermarkette konut satacak&#8230; İnan, Bahçeşehir&#8217;deki konutların ortasına bir de Kıbrıs inşa edecek ve bu Kıbrıs&#8217;ı da restoranlara pazarlayacak. Fİ Yapı&#8217;nın sahibi <strong>Fikret İnan</strong>, işte böyle ilginç projeler üreten, &#8220;vakit nakittir&#8221; deyip yaptığı her işte hızlı olan bir işadamı. Söz hızdan açılmışken Fikret İnan&#8217;ın yolda da hızlı olduğunu söylemem gerekiyor. Zaten kamuoyun bu hız tutkusu sayesinde tanıyor. Hız tutkusu yüzünden Ferrari otomobil kullanan İnan, Ferrari&#8217;sini, hız rekoru denemesi için görme engelli şarkıcı Metin Şentürk&#8217;e vermesiyle gündeme geldi. Fikret İnan ile Metin Şentürk&#8217;ü ve Bahçeşehir ve içindeki Kıbrıs projelerini konuştum. Fikret İnan, Metin Şentürk&#8217;e Ferrari&#8217;sini vermesini bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyor; &#8220;Bu proje eğitim her engeli aşar kampanyasının bir parçası. Metin Bey dünya rekorunu kırdığı zaman birçok engelli ailesine cesaret verecek. &#8216;Görme engelli olan bir insan dünya hız rekorunu kırıyor da ben çocuğumu bahçeye sokağa çıkartmaktan imtina ediyorum&#8217; düşüncesini kıracağına inanıyorum.&#8221; Fikret İnan, Metin Şentürk&#8217;ün bu rekoru kesin kıracağına inandığını belirterek, &#8220;Bunun en somut örneği de Metin Şentürk&#8217;e tavlada 5 &#8211; 0 yenilmem oldu. Ben kendimi iyi tavla oynayan biri olarak görüyordum. Ancak Şentürk&#8217;e 5-0 yenildikten sonra bu insanın dünya hız rekorunu kıracağıyla ilgili herhangi bir şüphem kalmadı&#8221; diyor.</span></span></p>
<p><strong>İki yılda dört büyük proje</strong><br />
<strong>İNŞAAT </strong>sektörünün önde gelen firmalarından FİYAPI, 2007 yılında kuruldu. Birçok projeye imza attı. Sancaktepe projesi; Sarıgazi&#8217;de 25 bin m2 alan üzerine inşa edildi. Esenşehir projesi; 40 dönüm arazi üzerinde 16 blok ve 832 daireden oluşuyor. Tuzla projesi; 7 bin metrekare alan üzerine 6 milyar TL yatırımla hayata geçirildi. Beylikdüzü projesi; Metrekareleri farklı olmak üzere 4 farklı tipte daire alternatifi sunuluyor. Bu inşaat FİYAPI&#8217;nın 2 yıldan kısa bir süre içerisinde imza attığı dördüncü büyük proje.</p>
<p>Sabah</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/ferrarisini-degil-supermarkette-konut-satan-bilge/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç aile üyeleri yeterli donanıma erişmeden üst yönetime getirilmemeli</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/genc-aile-uyeleri-yeterli-donanima-erismeden-ust-yonetime-getirilmemeli/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/genc-aile-uyeleri-yeterli-donanima-erismeden-ust-yonetime-getirilmemeli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 10:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ADEM YILMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hür Sanayici ve İşadamları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Özkeleş]]></category>
		<category><![CDATA[Yrd. Doç Dr. Mehmet Tekinkuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Organizasyonu Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç Dr. Mehmet Tekinkuş, genç aile üyelerinin yeterli donanıma erişmeden üst yönetime getirilmesinin doğru olmadığını söyledi.
Yeterli bilgi ve donanımı olmayan yöneticinin kötü bir yönetim sergilediğini ve şirketin sonunu getirdiğini anlatan Tekinkuş, ailelerin çocukları yönetimi hazırlamalarını istedi.
Hür Sanayici ve İşadamları Derneği&#8217;nin (HÜRSİAD) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Organizasyonu Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç Dr. Mehmet Tekinkuş, genç aile üyelerinin yeterli donanıma erişmeden üst yönetime getirilmesinin doğru olmadığını söyledi.<span id="more-40"></span></p>
<p>Yeterli bilgi ve donanımı olmayan yöneticinin kötü bir yönetim sergilediğini ve şirketin sonunu getirdiğini anlatan Tekinkuş, ailelerin çocukları yönetimi hazırlamalarını istedi.</p>
<p>Hür Sanayici ve İşadamları Derneği&#8217;nin (HÜRSİAD) düzenlediği &#8220;Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma&#8221; konulu seminerde konuşan Tekinkuş, &#8220;Yaşlı aile üyeleri ne zaman emekli olacaklarını bilmiyor ve çocuklara sorumluluk devrediyor. Kurucular aile ve işletme çıkarlarını bir tutarlar. Çoğu genç üye işletmeye katıldığına pişmandır.&#8221; dedi.</p>
<p>Aile şirketlerinin yüzde 70&#8242;nin 3. kuşağa ulaşamadan dağıldığını vurgulayan Tekinkuş, &#8220;Türkiye&#8217;de meşhur 20 aile şirketinin yok olma nedenlerinin önemli maddelerinin, aile üyeleri arasında beklentilerin çatışması, güç ve otoritenin devri ve kurumsallaşma altyapısının eksikliğidir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin en eski 50 aile şirketinde yüzde 94&#8242;ünün kritik dönemde olduğunun altını çizen Tekinkuş, aile şirketlerinde en önemli eksiklik olarak, aile anayasasının olmamasını gösterdi. Türkiye&#8217;de birçok şirketin aile ana yasasının bulunmadığına dikkat çeken Tekinkuş, &#8220;Günümüzde işletmelerin büyük çoğunluğu aile şirketi niteliğindedir. Hemen bütün ülkelerde ve Türkiye&#8217;de sosyal ve ekonomik açıdan büyük öneme sahip aile şirketlerinin ne yazık ki ömürleri çok kısadır. Örneğin; dünyanın en büyük 500 şirketinin doğumlarından, tasfiyelerine veya devirlerine kadar geçen süre ortalama 40-50 yıldır. Bunun temel nedeni ise aile şirketlerinin kurumsallaşmasında ve aile içi şirket yönetimi düzeninin kurulmasında izlenen geleneksel yaklaşımlardır.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>HÜRSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özkeleş ise, üyelerinin yüzde 80&#8242;nin aile şirketinde olduğunu belirtti. Bu neden aile şirketlerinin bilgilenmesi amacıyla seminer düzenlediklerini kaydeden Özkeleş, üyelerin seminerin ardından şirketlerinde düzenleme yapması gerektiğini dile getirdi. HÜRSİAD üyeleri ise, seminerin verimli geçtiğini kaydetti. <a style="font-weight: bold; color: blue;" href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=902438&amp;title=tekinkus-genc-aile-uyeleri-yeterli-donanima-erismeden-ust-yonetime-getirilmemeli"> </a></p>
<p>ZAMAN &#8211; ADEM YILMAZ GAZİANTEP</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/genc-aile-uyeleri-yeterli-donanima-erismeden-ust-yonetime-getirilmemeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile şirketleri ancak kurumsallaşarak büyür</title>
		<link>http://www.ailesirket.com/aile-sirketleri-ancak-kurumsallasarak-buyur/</link>
		<comments>http://www.ailesirket.com/aile-sirketleri-ancak-kurumsallasarak-buyur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 10:10:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Şirketlerinden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Şirketleri ve Yönetim Kurulu Üyeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Sanayi Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Anatolian Otel]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğdem Gürer]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Sebilcioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gaziantep Sanayi Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Kudret Vurgun]]></category>
		<category><![CDATA[TKYD]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesirket.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Sebilcioğlu, “Aile şirketlerinin nesilden nesile karlı büyüyerek gelişmesi ancak kurumsallaşmakla olur. Kurumsallaşmayı tamamlamanın yolu ise kurumsal yönetimden geçer” dedi.
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) işbirliği ile “Aile Şirketleri ve Yönetim Kurulu Üyeliği” konulu ihtisas programı gerçekleştirildi.
GSO’nun “Akıllı Sanayi Projesi” etkinlikleri çerçevesinde Anatolian [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Sebilcioğlu, “Aile şirketlerinin nesilden nesile karlı büyüyerek gelişmesi ancak kurumsallaşmakla olur. Kurumsallaşmayı tamamlamanın yolu ise kurumsal yönetimden geçer” dedi.<span id="more-38"></span></p>
<p>Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) işbirliği ile “Aile Şirketleri ve Yönetim Kurulu Üyeliği” konulu ihtisas programı gerçekleştirildi.</p>
<p>GSO’nun “Akıllı Sanayi Projesi” etkinlikleri çerçevesinde Anatolian Otel&#8217;de düzenlenen toplantıya, TKYD Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Sebilcioğlu, TKYD Üyesi Çiğdem Gürer ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Kotasyon Müdürü Kudret Vurgun konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p>Toplantıda konuşan TKYD Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Sebilcioğlu, kurumsal yönetimin ana amacının hissedar ve hak sahiplerinin beklentilerini yerine getirmek olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sebilcioğlu, &#8220;Kurumsal yönetim, kurumların yönetildikleri ve kontrol edildikleri sistemdir. Aile şirketlerinin nesilden nesile karlı büyüyerek gelişmesi ancak kurumsallaşmakla olur. Kurumsallaşmayı tamamlamanın yolu ise kurumsal yönetimden geçer” diye konuştu.</p>
<p>Katılımın geniş olduğu toplantıda, katılımcılara firmaların uluslararası standartlarda yönetimlere kavuşması amacıyla farklı kategorideki şirketler ile örnek vaka analizleri anlatıldı.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesirket.com/aile-sirketleri-ancak-kurumsallasarak-buyur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

