Krizi, dünyaya helva ve lokum yedirerek atlattık
azı markalar bulunduğu kategoriye ismini verir ve pazarlama diliyle jenerik marka haline gelir. Örneğin Selpak kâğıt ürünlere, Cif ‘ciflemek’ gibi fiile dönüşüp kendi kategorisindeki ovmalı tüm deterjanlara, Kot bir tekstilcinin soyadıyken Türkiye’deki denim kumaşla yapılan tüm ürünlere adını vermiş.
Koska da 102 yıldan bu yana helvayla birlikte anıla geliyor. Koska denince helva, helva denince de akla Koska geliyor. Markanın adı Koska, ancak markanın kapsadığı beş ayrı şirket var. Her biri farklı işleve sahip olan şirketler, Merter Helva AŞ, Merter Helvacılık Mağazalar AŞ, Kossan AŞ, Kostat AŞ ve Kospek Taşımacılık AŞ olarak faaliyetlerine devam ediyor.
ANADOLU’DA DOĞAN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ DAHA
20. yüzyılın başında, 1902 yılında Denizli’de küçük bir helvacı dükkanı olarak kurulmuş Koska. O zamanlar adı kurucusundan ötürü Şekerci Hacı Emin diye geçermiş. Markanın şimdilerdeki adı neden Koska bilemiyorum ama Türkçedeki büyük sesli uyumuna uygunluğu markanın akılda kalıcılığını sağlamış. Küçücük bir dükkanla başlayan helva üretimi, Dindar ailesinin bir asır sürecek helvacılık sürecini de başlatmış. Bugün 11 dönüm arazi üzerinde kurulu 18 bin metrekare kapalı alana sahip yeni Koska tesisleri, en son teknolojiyle entegre bir işletme. Avcılar’da kurulu tesiste helvanın yanı sıra tahin, pekmez, lokum, reçel, kozhelva, susam helva ve geleneksel Türk tatlıları da üretilmekte. Açıkçası, bugüne değin fabrikanın yanından geçerken restoranı görür ve “Helvacının helvası olur, baklava başka bir şey.” diye düşünürdüm. Yanılmışım!
MARKAYI BÖL PARÇALA, AMA İYİ YÖNET!
Markayı kullanma hakkına sahip kardeşler yıllar içinde kendilerine farklı yollar seçebiliyor. Koska Helvacısı’nın tarihinde de Güllüoğlu, Seyidoğlu, Vefa ve Sultanahmet Köftecisi gibi kardeş sayısının çok olduğu ailelerde yaşanan ayrılık 1982 yılında vuku bulmuş. İkinci kuşaktan rahmetli Adil Dindar’ın oğulları; Mümtaz, Nevzat ve Mahir kardeşlerin en küçüğü kendi yoluna gitme kararı almış. Başlarda rahmetli Mümtaz Dindar ile Nevzat Dindar’ın birlikte götürdüğü Koska Helva AŞ’de şimdilerde Nevzat Dindar ve beş kuzen bir arada çalışıyor. Aile fertleri yeteneklerine göre farklı işleri paylaşıyor. Biz söyleşimizi yurtdışı pazarlardan sorumlu Yönetim Kurulu üyesi ve rahmetli Mümtaz Dindar’ın oğlu Emin Dindar ile yapıyoruz.
ORTADOĞU’DA HELVAYI EN İYİ TÜRKLER YAPAR
100 milyon TL’lik aktif büyüklüğü olan Koska’nın ürettiği lezzetler dört kıtada 50 ülkeye ihraç ediliyor. Üretiminin yüzde 30′unu ihraç eden Koska, kapasitesini artırmak için sürekli yeni yatırımlar yapıyor. Ayrıca dünyada ilk kez diyabetik helva, lokum ve badem ezmesinin de üreticisi olan Koska, diyabetiklerin de bu karşı konulmaz lezzeti tatmasını sağlıyor.
Yüz yılı aşkın bir süreden beri helvanın markası olarak anılmak pek de kolay olmasa gerek. Koska Helva AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Emin Dindar’a, “Aslında damak zevkine yönelik yapılan işlerde tadı her zaman aynı tutturamamaktan ötürü bir risk de vardır. Bu kadar uzun süre sürdürülen başarının sırrı nedir?” diye soruyorum, “Kalite, hijyen ve eğitim. Kalite konusunda sadece kendimizle yarışıyor ve kendimizi sürekli olarak yeniliyoruz. İleri teknolojiyle donatılmış tam teşekküllü laboratuvarımızda Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz.” diye cevaplıyor.
Helvacılık her babayiğidin harcı değil. Bir ustalık işi. Dindar ailesi dört kuşaktan bu yana taşıdığı ustalığını bugünün teknolojisi ile birleştirmeyi de becerebildiğinden başarısını sürdürebilmiş. Emin Dindar, modern teknolojiyle ustalığın birleşmesini şöyle anlatıyor: “Mesleğimizde 102 yaşına bastık, bunu yaparken de eski usulleri en modern hale getirecek yatırımları da beraberinde gerçekleştirdik. İddia ediyoruz ki mekanik anlamda Türkiye’nin en modern ve hijyenik üretim tesislerine sahibiz. Sektörün lideriyiz ve pazarın yaklaşık yüzde 50’si bizim. Günlük yaklaşık 50 ton helva, 20 ton reçel ve 10 ton lokum üretimi yapabiliyoruz. Organik ürünlere de girdik ve bu alan bizim de yatırım yapacağımız alanlardan biri olacak.”
SATIŞ AĞI İLE ÜLKEYİ VE YAKIN COĞRAFYAYI SARMIŞLAR
Koska’nın Avrupa ve Anadolu’da 100′e yakın distribütörü var. Anadolu’da her şehirde satıcıları, her bölgede müdürlükleri bulunuyor. Koska’nın İngiltere Vejetaryen Derneği’nden aldığı kalite sertifikası, ISO 9002 Kalite Belgesi, üretimin NASA’nın belirlediği hijyen standardına uygun olduğunu belgeleyen HACCP hijyen sertifikası ve ISO 9000 kalite belgelerinin en son versiyonu olan ISO 22000 belgeleri var. Ayrıca Amerika ve İsrail’den aldıkları Kosher Sertifikası (hayvansal ürün kullanılmadığına ve çok kapsamlı hijyenik üretim yapıldığına dair kalite belgesi) bu ülkelerde yaşayan Müslüman ve Yahudilerin Koska ürünlerini gönül rahatlığıyla tüketmelerini sağlıyor. Türkiye’de ve yurtdışında bölge satış müdürlükleri ile birlikte 700′e yakın çalışana iş imkanı sağlayan Koska, piyasada saf olarak bulunması güç olan ve helvanın yaklaşık yüzde 60′ının hammaddesi olan tahinin de büyük üreticisi.
ÜRETİMDEN PERAKENDEYE YAŞANAN TESADÜFLER
Nevzat Dindar bir gün evde börek yapar. Eşi ve kızı bu lezzeti beğenince mağazalarında verdikleri sabah kahvaltısının menüsüne bu böreği de eklerler. Tadanlar çok beğenir ve öğlen menüsünde de börek istemeye başlarlar. İş burada da bitmez, öğle menüsü zenginleştirilir; çorba, zeytinyağlı, bir iki ızgara çeşidini de servise koyarlar. 6 sene önce girişilen restoran işi müthiş ilgi görür. Bugün dört mağaza ile müşterilerine hizmet veren Koska, mağazalarında pasta da satıyor. İlk zamanlar günde 30-40 pasta satarken saat 18.00′den sonra yaptıkları yüzde 50 indirimle günde 1.500 pasta satmaya başlarlar. Mağazacılıkta para kazanmanın daha kolay olduğunu söyleyen Emin Dindar, önümüzdeki süreçte mağaza sayısını artıracaklarını aktarıyor.
KOSKA’NIN GÖZÜ UZAKDOĞU’DA
“İhracata 20 sene önce başladık. Bugün Avrupa ülkelerinin tümü, Amerika, Kanada, Arjantin, Meksika, Peru, Panama, Ortadoğu ve Afrika’da Yemen, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ihracat yapılan ülkeler arasında. Kuzey’de Rusya, Ukrayna, Moldova, Gürcistan ve tüm Türk cumhuriyetlerine de önemli miktarda ihracatımız var. Uzakdoğu’da da Malezya’ya, Singapur’a ihracat yapıyoruz. Yapmış olduğumuz tanıtıcı çalışmalar neticesinde son 4-5 senedir bu ülkelerin market ve süpermarketlerine de ürünler veriyoruz. Aldığımız sonuçlar son derece başarılı.
İhracatımızdaki bu başarı tabii ki ciromuzu olumlu yönde etkiliyor. Üretimin yüzde 30′unu ihracata ayırıyoruz, bu da büyük bir döviz girdisi sağlarken, üretim kapasitemizi de tam kullanmamızı sağlıyor. İhracatta geçen seneye göre yüzde 20 büyümemiz oldu. Üretim sürekli artıyor, dolayısıyla biz de birtakım yeni ürünler yapıyoruz. İhracatımızı daha da artırmak istiyoruz, Koska’nın büyüme stratejisinde önemli hedeflerinden biri de yurtdışı pazarları olarak belirlendi.
Ayrıca Uzakdoğu pazarları ilgimizi çekiyor. Bazı tat çalışmaları yapıp, bu ülkelerde de tüketicilerimiz olsun istiyoruz. Ayrıca yine lokum üretimi için Marks&Spencer ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu sıralar Amerika’da ve Avrupa’da yaşanan finansal kriz sebebiyle bu ülkelerden bazılarına ihracatımız düştü. Diğer yandan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yapılan ihracat rakamları artış gösteriyor. İngiltere’de 650 mağazası olan Thortons zincir marketlerine lokum veriyoruz. İngiltere’de özellikle lokum pazarında önemli yol kat ettik.” diyen Emin Dindar’a ‘Başarılı şirketleri yabancılar hemen görür, acaba yabancı ortaklık düşünülüyor mu?’ diye soruyorum. “Böyle bir girişim söz konusu değil.” diye karşılık veriyor.
PAZAR DARALDI, AMA KRİZİ SANCISIZ ATLATTIK
“Krizde yeni satış yerleri açarak bu dönemi sancısız atlattık. İşçi çıkarmadık, aksine onlar için yeni işler açtık. Depolarımızı elden geçirdik, büyük temizlik işlerine giriştik. Bu arada iç pazarda marketlere ve küçük toptancılara satış yapan büyük toptancılarla bir miktar sıkıntılarımız oldu. Marketlerden para alamayınca bize olan 60 günlük vadeleri, 100 güne kadar uzatmaya başladılar. Zincir marketler ödemelerini geciktirdi. Biz alacağımız ürünü peşin veya kısa süreler içerisinde ödeyerek alıyoruz. Toptan alıcılar ödemeyi geciktirince nakit sıkıntısı doğdu. Biz de yüzümüzü yurtdışında döndürdük ve yeni yerlere ihracat yapıp, rakamımızı artırdık. İhracatta para belli bir süre içerisinde dönüyor, hatta peşin satış yaptığımız ülkeler bile var. Mesela Türk cumhuriyetleri ve Rusya bunlardan bazıları.” diyor.
Helvacı olup da kilo sorunu yaşamamak mümkün mü?
“Hem rakiplerin hem de kendi ürünlerinin tadına sürekli bakınca insan ister istemez kilo alıyor.” diyen Emin Dindar genç bir yönetici. Motosiklete binmeyi, işinin gereği olan yeni yerlere gitmeyi seviyor. Ekip çalışmasına inanıyor. Hataların olabileceğini, hatalardan öğrenmenin değerine inandığını söyleyen Dindar, en çok işin yapılıyormuş gibi yapılıp geçiştirilmesine kızıyor. Kendini en çok yeni bir ülkeye satış yapıp mal teslimi sonrasında her şey yolunda diyen müşteriyle konuşurken mutlu hisseden Koska Helva Yönetim Kurulu Üyesi Emin Dindar, geçmişte yaşadığı ve yüklü bir siparişin kullanım tarihini yanlış yere yazmaktan ötürü geri çevrilmesini ise hiç unutamıyor. Uzakdoğulu tüketicilerin Türklere göre daha az şekerli sevdiğini söyleyen Dindar, özellikle pişmaniye ve kuruyemiş içeren ürünlerde ürünün çabuk bozulma riski taşımasından ötürü çok hassas davrandıklarını sözlerine ekliyor. Koska yurtiçindeki büyümesine mağazacılık alanındaki yatırımlarıyla devam edecek.
GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU – Zaman