Uluslararası fast food markalarıyla yarışan Bükreş’teki Türk dönercisi: Dristor Kebap
“Dönerini çok beğeniyoruz. Yer olmadığı için arkadaşlarımla birlikte döner dürümlerimizi alıyor, karşısındaki Mc. Donalds’a da gidip yiyiyoruz…” bu sözler Bükreş’in en ünlü Türk dönercisi Dristor Kebap’ın bir Romen müşterisine ait.
Yaklaşık 11 senedir Bükreş’in Dristor bölgesinde hizmet veren aile şirketi Dristor Kebap, Türk hazır yemek (fast food) sektöründe başı çeken “dönerciliğin” Romanya’ya tanıtılmasında, marka haline gelmesinde önemli rol oynamış.
1999 yılında şimdiki merkezinin yerinde bulunan internet kafenin yanındaki 5 metrekarelik mütevazi bir alanda faaliyete başlayan Dristor Kebap’ın bugünkü başarısında 4 kişilik “Pakcan” ailesinin büyük emek ve gayretleri var. Anne–baba ve iki çocukları ile birlikte adeta tırnaklarıyla kazarak büyüttükleri ‘Dristor Kebap’ adı bulunduğu semtin isminden geliyor.
Ünü Romanya’nın her tarafına ulaşan “Dristor Döner” yazılı ve görsel Romen medyasında da zaman zaman “en güzel döner yenecek yerler” listesinin başında yer alıyor.
İlk olarak 1999 yılında Dristor Kebap’ın şimdiki merkezinde bir fırıncı dostlarının tavsiyesiyle döner işine girdiklerini söyleyen Av. Ahmet Pakcan, anne–baba ve kardeşiyle birlikte dört elle sarıldıkları işi bizzat içerisinde çalışarak öğrendiklerini söylüyor.
Her şey 5 metrekarelik fast foodla başladı
İşe ilk başladıkları tarihleri dün gibi hatırladığını söyleyen Pakcan, o günleri şöyle özetliyor, “O zaman bir internet kafe vardı şimdiki Dristor’daki merkezimizin yerinde. 5 metrekarelik bir yer kiraladık burada. İlk günü hiç unutmuyorum. 80 adet ekmek arası döner satarak günü kapattık. Herşeyi kendimiz yapıyorduk. Daha sonra satışlarımız yavaş yavaş arttı ve 1 yıl içerisinde 10’a katladık.”
Aile, işlerine ciddiyetle sarıldıkça müşteri kitlesi ve çalışan sayısı her sene daha da artmış. Döner yetiştirmekte zorluk çekmişler zaman zaman.
Bir senenin sonunda internetçiye hava parası vererek Dristor Kebab’ı 50 metrekarelik bir alana genişletmişler. Burası da yeterli olmaz. Bu kez 2005’te yan tarafı da işyerlerine katarak şimdiki 220 metrekarelik bir alanda faaliyetlerini sürdürürler.
Aile, “Dristor Kebap” isminin tescilli markaları olduğunu, bu markayı daha da geliştirmek için teknolojik fırsatları da en iyi şekilde değerlendirmiş.
Adını bulunduğu “Dristor” semtinden alan “Dristor Kebap” bölgenin dışına açılarak geçtiğimiz Ağustos ayında Maraşesti Bulvarı üzerindeki “Budapesta” şubesini hizmete açmış.
Budapesta Şubesi ‘Pakcan‘ ailesinin genç yöneticilerinden Av. Ahmet Pakcan’a emanet.
‘Hedefimiz dünyanın en iyi döner markası olmak’
Sadece et, tavuk döneri, ayran ve limonata satışı yapılan Dristor Kebap’ı “Dünyanın en iyi döner” markası haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Pakcan, bu konuda sektördeki en iyi Türk firmalarından Bereket Döner’ in tecrübelerinden faydalandıklarını belirtiyor.
Ayrıca Fast food sektöründe uluslararası şirketlerde sürekli olarak incelemeler yaptığını, standart ve kurumsallaşmada uluslararası markaları örnek aldıklarını aktaran Ahmet Pakcan, başarılarındaki etkenleri şöyle özetliyor; “Dristor Kebap’ın başarısında pek çok etken var. En önemlisi işimizi ciddiyetle takip etmemiz, işin başında olmamız ve bir sistem dahilinde çalışmamızın büyük etkisi var. İşimizi severek yapıyoruz. Ehil Türk ustalarıyla kaliteden taviz vermememiz bir başka önemli etken. Ekip çalışmasına büyük önem veriyoruz. Başarının ancak ekiple kazanılacağına inanıyoruz.”
“Yaptığımız et dönerini kendimiz, çoluk çocuğumuza yedirecek hassasiyette hijyenik şartlarda hazırlıyoruz.” diyen Pakcan, tercih edilmelerinde müşteriye verdikleri ‘şeffaf hizmet’ anlayışının da önemli payı olduğunu düşünüyor. Pakcan, bu konuda şu önemli tespitleri yapıyor, “Her şeyimizi müşterinin göreceği şekilde şeffaf olarak hazırlıyoruz. Müşterinin yiyeceği döneri, malzemeyi bizzat görmesi çok önemli. Dürüme ne kadar et malzeme konduğunu bizzat görerek alıp yiyiyor. Bu da bizim tercih edilmemizde başka bir etken. Müşteriye sırtını dönerek döner hizmeti verilmez. Bence bu işi yapanların en fazla dikkat etmesi gereken noktalardan birisi bu. Müşteri döneri nasıl hazırladığınızı görmeli. Biz salatasından, ekmeğine, dönerinden ayranına kadar her şeyi müşterinin gözünün önüne çıkardık.”
Romanya’da “Döner”i tanıtırken aynı zamanda Türkiye’yi de en güzel şekilde Romanya’da tanıttıklarını vurgulayan Pakcan, Bükreş’teki bütün taksicilerin bildikleri ilk adreslerin başında “Dristor Kebap”ın geldiğini vurguluyor.
“Pek çok taksici Bükreş’e yeni gelip de adres bulamayan veya yolunu kaybeden Türk vatandaşlarını bizim dükkana getirir. Kendilerine biz yardımcı oluruz.” diyen Pakcan’ın verdiği bilgilere göre Bükreş dışından pek çok Dristor Kebap döner tutkunu var.
Romanya’nın değişik illerinden Bükreş’e gelen Romenlerden de çok sayıda müşterilerinin bulunduğunu ifade eden Pakcan, bu konuda kendisine bazı müşterilerinin “Bükreş’e arkadaşlarımızla geldiğimizde ilk olarak Dristor Kebap’ın dönerini yedikten sonra işimize başlıyoruz.” sözlerini hatırlatıyor.
Ünlü spikerlerden, belediye başkanlarına, milletvekillerinden, sanatçılara kadar Romen toplumunun en önemli elit kesimleri müşterileri arasında yer alıyor.
Döner işi yapanların başarılı olması için kendilerine yardımcı olmaya, tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını ifade eden Pakcan, bugüne kadar Dristor Kebap’tan yetişen pek çok ustanın kendi işyerini açarak dönerciliğe başladığını, kendilerine ellerinden geldiği kadar başarılı olmaları için yardımcı olmaya çalıştıklarını söylüyor ve şu eklemeyi yapıyor: “Çünkü imajımız düzelirse hepimizin imajı düzelir, kötü olduğunda hepimiz olumsuz etkileniyoruz. Dileğimiz bütün döner işletenlerin başarılı olması. Herkese yetecek piyasa var.”
Müşteri beklentilerini en iyi şekilde karşılamaya özen gösteren şirket, gelen talepler üzerine şube yanlarında açtıkları döviz büfeleri ile önemli bir ihtiyaca cevap veriyor.
Dönerde Avrupa’da agresif bir rekabet yaşandığını, kaliteyi muhafaza edenlerin ayakta kalacaklarını vurgulayan Ahmet Pakcan, bugüne kadar kaliteden taviz vermediklerini belirterek, “Dristor Döner’i dünyanın en önemli markası olmayı hedefliyoruz. Her şeyimizle dünya standarlarında, kurumsal şekilde hizmet vermeyi amaçlıyoruz, Uzun süreçte kurumsal sistemimizi tamamlayabilirsek franchising de vermeyi düşünüyoruz.”
Dristor Kebap olarak yatırımlarına devam ettiklerini, önümüzdeki dönemde Plaza Romania içerisinde de bir fast food açmayı planladıklarını aktaran Ahmet Pakcan, nihai hedeflerini ise “Dristor Döner markasını dünyanın en iyisi yapmak istiyoruz.” sözleriyle açıklıyor.
‘Kurumsallaşmaya büyük önem veriyoruz’
Dönerciliği yaparken kurumsallaşmaya büyük önem verdiklerini belirten Dristor Kebap yöneticilerinden Av. Ahmet Uğur Pakcan, fast food sektöründe meydana gelen yenilikleri kaçırmadıklarını, yeni teknolojilerinden her zaman faydalanmaya özen gösterdiklerini vurguluyor.
“Uluslararası gıda fuarlarını kaçırmıyorum.’diyen Pakcan, en son Almanya’daki Anuga fuarına katılmış. Fuarda sektörle ilgili incelemelerde bulunmuş.
Bütün ürünlerinin doğal olmasına dikkat ettiklerini söyleyen Ahmet Pakcan, katkı maddesi kullanmadıklarını ifade ediyor. Bu konuda satışını yaptıkları geleneksel Türk limonatasını örnek veriyor. “Geleneksel limonatayı kendimiz hazırlıyoruz. Katkı maddesi kesinlikle yok.”
Uluslararası HACCP gıda standartlarına uygun üretim yapan Dristor Kebap, ISO 9001 standart belgesi için de başvuruda bulunmuş.
Avrupa’nın en büyük hazır donmuş patates firması Avico’nun Romanya distribitörlüğünü de yürüten şirket, Avico patateslerini bütün Romanya içerisinde dağıtımını yapıyor. Aynı zamanda beyaz et için kendilerine ait çiftliklerinde üretimlerini devam ettiren firma, 2009 yılında AB ülkelerine yaklaşık 1 milyon euroluk dondurulmuş tavuk ihraç etmeyi başarmış.
HAYRİ GÜL – BÜKREŞ – Zaman